DEJENEREATİF OMURGA HASTALIKLARI

DEJENEREATİF OMURGA HASTALIKLARI

DEJENEREATİF OMURGA HASTALIKLARI

Omurga omur adı verilen kemiklerin birbirleri ile eklemleşmesinden oluşan hareket sisteminin en önemli yapısıdır. Bu çoğul eklemler sayesinde öne arkaya, yanlara eğilebiliriz. Buradaki kemikler arasındaki temel eklemleşme diskler aracılığı ile olur.

 

Omurları birbirine bağlayan ve hareketliliğini sağlayan bu eklemler de tıpkı vücudun kalça ve diz eklemlerinde olduğu gibi zaman içinde yıpranarak ağrılı hale gelebilmektedir.

 

Omurganın diğer eklemlerden ayrılmasına neden olan bir özelliği de ortasında omurga kanalı denilen içinde omurilik ve sinir köklerini barındıran bir boşluk içermesidir. Bu kanalı çevreleyen kemik ve eklemlerdeki her türlü oluşum belirli bir boyuttan sonra içerideki sinir dokusuna baskı yaparak ağrı, uyuşma, ve adale gücünde kayıp (felç) gibi problemlere yol açabilmektedir.

 

Disk ve eklemlerde oluşan bu yapısal değişiklikler daima ilerleyicidir. Hiç bir zaman kendiliğinden iyileşme ve geriye dönüş söz konusu değildir.

 

İşte omurgada meydana gelen bu değişikliklerin tümüne birden dejeneratif omurga hastalığı adı verilmekte, lomber (bel) ve servikal (boyun) omurga en sık görülen bölgeler olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Büyük bir çoğunluğunun genetik nedenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bunun yanında hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, şişmanlık, ağır çalışma koşulları da süreci hızlandıran etkenlerdir.

 

Hastalık diskten başlar. İlk değişiklik diskin sıvı içeriğinin azalmasıdır. Adeta kurumaya başlayan disk temel görevi olan yük taşıma fonksiyonunu yerine getirememeye başlar ve kırılganlığı artar. İki omur arasındaki yüksekliği koruyamaz ve çevreye doğru bombeleşir. İki omur arasındaki hareketi kontrol edemez. Yük taşıma gücünü kaybeder.

 

Cerrahi olmayan tedavilerin amacı ağrıyı gidermek, sinir veya diskin uyarılmasını azaltmak, omurgayı korumak için hastanın fiziksel durumunu geliştirmektir. Bu işlem, hastaların çoğunda çeşitli tedavi metodlarını birleştiren organize bir tedavi programıyla başarılı olur.

 

Dejeneratif değişiklikler hiç bir zaman kendiliğinden düzelmeyeceğinden temel amaç hastanın yaşamını buna adapte etmesidir. Edemediğinde veya zorunlu bazı durumlarda cerrahi tedavi ile sorun giderilir.

Comments are closed.

Hemen Ara